Whatsapp

Sigarayı Bırakma Terapisi

Sigarayı Bırakma Terapisi

Biorezonans maddelerin çevresine yaydığı frekanslar kullanılarak, vücudun o maddeye karşı enerjetik bir yolla uyarılması işlemidir. Bu terapinin amacı bağımlılık yapan ya da alerjen maddelere karşı  vücutta bir temizleme/detoks oluşturmaktır.

Biorezonans tekniği birbirinin ayna görüntüsü iki frekansın birbirini yok ettiği bilgisine dayanmaktadır.

Merkezimizde Alman kökenli ileri teknoloji, bağımlılıklarda özelleştirilmiş etkiye sahip biorezonans cihazı kullanılmaktadır.


Nasıl Yapılıyor ?

Terapi Öncesi Hazırlık :

Biorezonans terapileri temizleme/detoks temellidir ve  seansa girildiğinde vücutta sıvı eksiği bulunmamalıdır. Bu nedenle seanstan 2 gün önce her zamanki miktarın üzerinde ve bol miktarda su içilmelidir.

Seanstan 5 saat önce çay/kahve/cola tüketimi durdurulmalıdır.

Eğer alkol tüketiliyorsa seanstan 2 gün önce alkol tüketimi durdurulmalıdır.

Seanstan önce sigara içimi azaltılmaya çalışılmamalı, her zamanki düzende devam edilmelidir.

Her zaman içilen marka sigaradan 2 tane getirilmelidir.

 

Uygulama :

Sigara bırakma seansı öncesinde SON SİGARA merkezimizde içirilerek bir cam tüpe söndürülür. Bu son sigara silinecek frekans örneği olduğundan, her zaman kullanılan marka sigara olması etkinliğin artması açısından önem taşımaktadır.

İçilen sigaradan alınan frekans, cihazda elktronik olarak ters çevrilerek (ayna görüntüsü) çok küçük elektromanyetik sinyaller şeklinde  vücuda verilir. Bu işlem radyo sinyalleri gibi düşük frekanslarda yayın yapmaya benzemektedir.

Tüpün içine söndürülmüş sigaranın frekansı, rahat bir ortamda terapi almaya başlayan kişiye  alın, el ve ayak elektrodlarıyla radyo örneğindeki gibi minik sinyallerle iletilir. Terapi sırasında nikotin ve diğer bağımlılık yapıcı maddeler nötrlenir; bir başka deyişle vücutla nikotinin bağı koparılmış olur.

1 Saat süren terapi sırasında   rahatlama ve sakinlik dışında hiçbir şey hissedilmez.

 

Terapi Sonrası :

Terapi sonrasında vücutta hızlı bir temizlenme olmakta ve vücut sigarayı  gerçekte olduğu gibi, zehir olarak algılayıp sigara dumanına karşı tepki vermektedir. Yani vücudun yıllar içinde nikotine karşı geliştirmiş olduğu tolerans hali ortadan kalkmakta ve nikotini yabancı bir madde olarak algılayıp hızla atmaya çalışmaktadır. Burada kişiye düşen görev ÇOK BOL SU İÇEREK VÜCUDU DESTEKLEMEKTİR.  

Terapi  bitiminde kişiye, terapinin devamı niteliğinde, sonrasında destekleme amaçlı homeopakik spray verilmektedir. Sprayin içeriği frekansı taşıması amacıyla ‘’sadece tuzlu su’’ olup, üzerine terapide kullanılmış olan sigaranın frekansı elektronik ortamda yüklenmiştir. Bu sprayin  sigara içme isteği oluşması durumunda, çabuk ve kolay atlatılması  için  kullanılması önerilmektedir.

Destek Seansı :

Seans sonrası ilk 48 saat vücudun yeni enerjetik duruma adaptasyonu için  gerekli süredir ve  kişinin sigara isteğine az ya da çok  direnmesi gereken zamandır. Bu sırada ŞİDDETLİ BİR SİGARA İSTEĞİNİN OLMASI BEKLENMEZ. Ancak yine de en riskli zaman ilk 48 saattir. Bu 48 saatin  sonunda sigara isteğinin artık  sadece bazı zamanlarda ve sadece hafifçe hissedilmesi beklenebilir. Bu sürenin sonunda zaman zaman da olsa keskin bir sigara içme isteği oluşursa destek seansı önerilir  ve bunun için ÜCRET TALEP EDİLMEMEKTEDİR.

Herhangi bir nedenle sigarayı bırakamayanlara 3 ay sonra ikinci bir seans ücretsiz olarak verilmektedir. Farklı zamanlarda uygulanan biorezonans seanslarının  kişi üzerinde farklı  etkiler yarattığı belirlenmiştir. Bunun nedeni kişinin seansa geldiği günlerde rutinin dışında bir dönemde olması (iş değişikliği ,gerginlik yaratan herhangi bir durum, taşınma vb..) nedeniyle terapi sırasında zihinsel olarak rahatlayamaması ve zihinsel aktivitesinin yoğun olması terapinin etkisini düşürebilmektedir.

Terapinin Etkisi :

Kişinin nikotinle bağının koparılmasına yönelik uygulanan sigara bırakma terapisi sonrasında nikotin isteğinin azaldığını net bir şekilde söyleyebiliriz. Terapi sonrasında kişi psikolojik bağımlılık neticesinde sigara içmeye çalışırsa da aynı keyif ve tadı alamayacağından sigaranın kendisi için anlamsız hale geldiğini deneyimler. Bu nedenle terapi  alan kişilerin 2 gün sonra sigara içilen ortamlara girmesini, yanında sigara içildiğinde istek duymadığını gözlemlemesini öneririz.

En dikkat çekici olan ise;

Uzun yıllar sigara içen ve fiziksel bağımlılığın yoğun olduğu kişilerde sigara bırakma terapisi etkisinin daha yüksek oluşudur. Yani rezonans terapilerinde bağımlılık arttıkça  terapinin etkisi artmaktadır.  Bu durumda bağımlılık düzeyi yüksek olan kişilerin, sigaradan kurtulamayacaklarını düşünmeleri yanlış bir yaklaşımdır.

‘’Yapılan terapinin etkisi, nikotin vücuda tekrar tekrar ve ısrarla tanıtılmadıkça kalıcıdır’’

Stres ve Kilo Konusu :

Biorezonansla sigara bırakma terapilerinin en belirgin ayırt edici özelliklerinden biri stres ve gerginliğe sebep olmamasıdır. Adaptasyon süreci dediğimiz, seans sonrası 2 günlük süreçte vücutta nikotin ihtiyacı kalmadığından, nikotin atakları yaşanması beklenmez. Bu nedenle stressiz ve rahat bir geçiş süreci yaşanır.

Yine bu süreçte yüksek oranda yeme-içme ihtiyacı gelişmez. Seans sonrası ilk 1-2 hafta yeme alışkanlığı değişebilirse de bir süre sonra, seans öncesindeki rutin düzene dönülür.

Yan Etkisi Var mı ?

Biorezonans terapileri kalp pili taşıyan ve hamile kişiler dışında herkese uygulanabilmektedir.  Sigara bırakma terapisi alacak kişide  ağır bir hastalık olması ya da tedavi görüyor olması  biorezonans terapisine girmesine engel teşkil etmemektedir.

Sigara bırakma terapisi tıbbi bir işlem değildir.

Tamamen ağrısız, zahmetsiz bir uygulamadır.

Terapi sırasında ve sonrasında hiçbir ilaç, kimyasal vb bileşen kullanılmamaktadır.

Terapiler sırasında ve sonrasında hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır.

Biorezonans terapileri maddelerin freansları üzerinden çalışan bir enerji uygulamasıdır.

Biorezonans Danışma İçin Kayıt Olun

Biorezonans hakknında bilgi almak istiyorsanuz düşüncelerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.

Bilgi almak için arayınız.